Sözlerin artık ikna etmediği bu yaşımda, ağlamak da artık zor geliyor, zoruma gidiyor<br>   Benden sana, söylemesi zor, yazması kolay bir kelime; Hoşçakal<br>    Aldatıldığımı bildiğim bu geceden sana son bir yazı, son bir hatıra<br>    Seni her çağırdığımda, artık yüreğime yumruk atamayacaksın.<br>  Ben de bir başkasının yasak bahçesine uğramayacağım.<br>  Artık ne gelmeni isteyeceğim, ne de kalmanı<br>   Bu akşam masamdaki tek bir mumu kendim için yaktım.<br>  Senin oturduğun iskemle boş, ev boş...<br>  İhanetin resmi boşlukta çizili<br>  Şimdi sen bir başka masada başka gözlerlesin.<br>  Yüreğindeki pembe yalanlar büyüdükçe büyüyor.<br>  Karaya çalan pembeler<br>    Kim, kimi kandırıyor bu alemde?<br>  Kumdan kalelerimiz her dalgada yıkılıyor<br>   Kimseyi yolundan döndürecek gücüm yok artık.<br>  Dayanıksızım, dayanaksızım  Olduğun yerde kal HOŞÇAKAL....
Güneş yine batmak üzere ,
Yıldızlar adeta seviniyor
Akşamı karşılıyorlar hep birlikte
Ve ben seni düşünüyorum

Bulutlar izin vermiyor yıldızlara
Yağmurlu bir akşamın ilk habercisi
Pencereme vuruyor bana inat
Yine de seni düşünmemi engelleyemiyor ,
bu ilk damla

Sonra caddeler ve yağmurun savaşı başlıyor
Galibi kimse bilmiyor
Bilinen tek ÅŸey , tertemiz sokaklar
Ve daha önemlisi tertemiz duygular

Birden pencereden dışarı bakmak geliyor içimden
Yüreğim parçalanıyor pencereye giderken
Pencereyi açıp dışarı bakıyorum
Seni görüyorum sokağın sonunda

Seni gördüğümü sanıyorum
Yağmurun tertemiz yaptığı caddelerde
Serap görüyorum
Sen olmadığını anladığım an
Derin bir nefes alıyorum , sanki seni soluyorum
Ve yalnız seninleyim …